
Neydi beni sana bağlayan?
Neden geceleri uyuyamıyorum artık?
Niye yıldızları efkarıma boğup, sayıyorum onları?
Yıldızlar mıydı beni sana düşüren?
Bu denli muhtaç eden;
Neden suçlu bildim,
Özlemime dahil ettim masumları?
Sen karşımdaydın hep,
Uzanamadım…
Çiçekleri coşturan,
Gökyüzüne renk katan
Yağmur sonrası güneş gibiydin.
Yeri geldi coştu bu gönül, lakin;
Sensizlik ağır geldi, güçsüz düştü,
Sana yetişmeye elvermedi bu gönül…
Avazı çıktığı kadar bağırdı içinden, haykırdı
Ama ne duyan, ne gören olmadı.
Hep uzattı elini, ama sanki bulutlara uzatıyordu,
Elleri hep boşta kaldı…
Kucağında çaresiz ümitleri,
En derin yalnızlıklara daldı.
Hayatı kurallara, gurura bağlı oynadı,
Düştü, dizleri parçalandı,
En sağlam, en güvenli yerleri bile yıkıldı;
Kan ağladı bu gönül! isyancıyı oynadı.
Derken yeniden canlandı,
Tam başardı, işte bu sefer oldu derken,
Yüz üstü bırakıldı, unutuldu bu gönül…
Hüzne doydu,
içinden sessiz sedasız ağlıtlar yaktı…
Tek bir cümlene muhtaç yaşadı.
Ama olmadı, başaramadı…
sensizlik ağır geldi, kaldıramadı
Ve yağmurlu bir sonbahar akşamı;
Veda etti bu gönül, toprağa yaradı…
(her hakkı yüreğimde saklıdır)