~hayaLperest pacch~

“Bu Yalnızlığın Sadece Görünen Yüzü”

her kimsen, sana bu şiir… Mart 1, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 5:35 pm

Umutsuzluklar tüketti beni.

Hep bekledi “belki” lerim kapımda.

Bir umut aldım o “belki”leri içeri.

Fakat bir virüs gibi yedi içten içe beni.

Sadece bekletti, uzattılar işkenceyi.

Ama yılmadım,  tekrar doğruldum; umutlandım giderek…

Ve artık, umutsuz vak’alara kapalı bu yürek!

Kaldırdım kilitleri, şimdi bana huzur gerek..

Her kimsen;  umutlarım kararmadan gel kurtar beni bu ölümden…

 

yalnızca bir kez… Mart 1, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 12:30 am

Bir kez aşık olacaksın şu hayatta,
Kalp bir kez bağlanacak birine bu denli.
Ama karşılıklı olacak sevda.
Boş kalmayacak gönlünün narin elleri…
Akmayacak gözünden acı için tek bir damla
Hakedene vereceksin yüreğindeki en güzel çiçekleri
Duymayacaksın hiçbir söz onun söylediklerinden başka
Nağme gibi gelecek sevdiğinin tüm sözleri..
Bir kez aşık olacaksın şu hayatta.
Ama kıymetini bilene vereceksin bu kutsal hislerini..

 

bir delinin düşleri… Mart 1, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 12:29 am

Benimde düşlerim vardı.

Gerçekleştirecektim hepsini teker teker.

Dünü hoş bir kahkahayla anacaktım

Bugünü mutlu yaşarken;

Yarının umutla hayalini kurarak…

Hep bir tebessümle anılacaktı ismim.

Beni düşününce, gülücükler gelecekti akıllara.

Ve yüze yansıyacaktı bu gülücükler.

Mutluluk kaynağı olacaktım insanlara.

Hiç kimse üzülmeyecekti benim için.

Teselli edilecek bir durumda olmayacaktım hiç.

Dert nedir bilmeyecektim ki…

Hiç “asla”  sözcüğü koymayacaktım hayallerimin başına.

İmkansızları almayacaktım kapıdan içeri.

Umutlarım “-suz” takısı almayacaktı sonuna.

Hayallerim gerçek olmak için kurulacaktı.

Ve gerçekleşecekti daha dumanı üstündeyken her biri.

Ertelenmeyecekti hiçbir işim.

Hiçbir aksilik çıkmayacaktı önüme.

Hep cesur olacaktım, hep güçlü…

Zorlukları yıkacaktım birer birer.

Tüm ayrıntıları umutla, huzurla işlenecekti hayatımın.

Hep mutluluk kokacaktı en küçük noktası bile.

Doğarken ağlamıştım ya, o ilk ve son olacaktı.

Ardı arkası kesilmeyecekti daha sonra gülüşlerimin.

Hiçbir zaman hüzün nedir, hasret nedir, keder nedir bilmeyecektim.

Karamsar olmayacaktım hiç.

Ağlarsam bu mutluluktan olacaktı.

Başka hiçbir nedenden akmayacaktı gözümdeki yaşlar.

Aksa bile her defasında bulacaktım;

Yaslanıp hıçkıracağım bir omuz,

Ve söz dinlemeyen yaşları silen şefkatli bir el.

Karşılıksız olmayacaktı hiçbir sevdam.

Destansı bir aşk öyküsü yaşayacaktım mutlu sonla biten.

İç geçirilerek, imrenerek anılacaktı benim bu öyküm.

Hiç tatmayacaktım acıyı.

Ya da yeryüzünde görmeyecektim hiç acı bir tablo.

Hep neşeli bir şarkıda bulacaktım kendimi.

Sabah neşeyle kalkıp,

Gerçekleşecek hayallerle ve mutlulukla kapatacaktım gece gözlerimi.

Hiçbir zaman bir kabusla uyanmayacaktım.

Ya da kabus gibi günler yaşamayacaktım.

Hiç dökülmeyecekti başımdan aşağı kaynar sular.

Hiç yıkılmayacaktı hayallerim,

Hep cebimde birkaç umut bulunduracaktım zor anlar için.

Ve en zor anımda elimi atıp, bir ilaç gibi sarılacaktım onlara.

Her yeni gün, yeni, hoş bir anı olacaktı benim için.

Acaba bugün, hangi hayalim gerçekleşecek diye düşünecektim yalnızca.

Boğulmayacaktım hiçbir kedere.

Ve boğmayacaktım geceleri yıldızlarla hiçbir ümidimi .

Ama doğru ya…

Bütün bunlar bir delinin akıllıca sözleri ya da bir akıllının delice düşleri…

(her hakkı yüreğimde saklıdır)

 

minik bir yürekten son mektup… Mart 1, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 12:20 am

Sevgili Anneciğim ve Saygıdeğer Babacığım,
Yıl sonu programıma gelemediniz,
Diğer aileler arasında yer alamadınız,
“işte bu benim yavrum” diyerek beni gururla izleyemediniz.
Beni bağışlayın…
Size o zevki, gururu yaşatamadım.
Birlikte bana yeni giysiler alacaktık,
Üzgünüm… Alamadık.
Onun yerine ben buralardayken,
Son giysim olan kefeni almışsınız.
Onu giydirdiler bana sizden ayrı bir odada.
Bu yüzden mutluyum;
Beni karda kışta, yaşamda ve mezarda, açta açıkta bıraktırmadınız.
Bir şey daha var;
Son kez okşadığınız saçlarımda kokunuz.
Birlikte uyuyoruz geceleri,
Minik ayımın yerini tutmuyor ama olsun,
Sen kokuyorsun, annem kokuyor saçlarımda.
Bazen yağmur yıkıyor saçlarımı,
Ama sizin hayaliniz gitmiyor gözlerimin önünden.
Eski günlerimiz, oyunlarımız, akşam yemeklerimiz, pazar günlerimiz…
Hepsini tek tek anımsıyorum yalnız kaldığım gecelerde,
Sonra gizlenip usulca ağlıyorum ruhumun derinliklerinde…
Bu mektubu okurken ağlama anneciğim,
Ne olur, ben burada mutluyum babacığım!
Arkadaşlarıma söyle küstüğümüz zamanları unutsunlar,
Affetsinler beni.
Hepsini çok seviyorum ve özlüyorum
Sizleri özlediğim gibi…
Arada bir gelirim yanınıza buralardan,
Usulca girerim balkon kapısından.
Sakın korkmayın bir ses duyunca,
Bilirsiniz biraz sakarım.
Bu alışkanlığım vardı yaşanan anılarda;
Yani geride kalan yıllarda.
Söyleyin, kimse üzülmesin ben artık geri gelmem!
Ne olur ağlamayın artık,
Beni de üzmeyin…
Sözünü unutma anneciğim,
“Ölürsen; kalplerde yaşamaya devam edersin”
(her hakkı yüreğimde saklıdır)

 

severim, kimseler bilmez… Mart 1, 2007

Kategori: Hayata Dair — pacch @ 12:07 am

Ey benim nazlı ceylanım, severim, severim, kimse bilmez
Bir ateş düştüki başa; tüterim, kimseler bilmez
Ey benim nazlı çiçeğim; severim, severim kimse bilmez
Bir ateş düştüki başa; tüterim kimseler bilmez

 

Bak şu kalbimin işine, saldı sevdayı başıma
Gece gündüz aşk ateşi ile yanarım, yanarım kimse bilmez

 

Ben aşığım, ben aşığım, değmeyin dostlar
Bugün benim için ötsün kuşlar
Ne olur bugün benim için essin rüzgar
Otobüslere bugün bilet atmayın; parasız götürsün dolmuşlar
Bugün, “Bugün Pazar” şiirini benim için yazmış olmalı nazım
Mutlaka benim için yazmış olmalı
Çiçekler benim için açsın, yağmur benim için yağsın
Ben aşığım…

 

Varın söyletin hayına, girmesin benim kanıma
Bir ateş düştüki başa, tüterim kimseler bilmez

 

Bak şu kalbimin işine, saldı sevdayı başıma
Gece gündüz aşk ateşi ile yanarım, yanarım kimse bilmez

 

Ben aşığım, değmeyin dostlar
Bugünde benim için akmasın trafik
Benim için ağlamasın hiçbir çocuk
Günü geldi; ama ödemiycem kiramı
Borçlarımı ödemeyeceğim
Bu gün ne olduysa oldu, seni sevdiğimi anladım
İstanbul bile güzel gözüktü gözüme, bizim gözüktü
Bir türkü tutturdum gevheriden, onu bile güldürdüm halime

 

Bak şu kalbimin işine, saldı sevdayı başıma
Gece gündüz aşk ateşi ile yanarım, yanarım kimse bilmez…

 

(yücel arzen/kimseler bilmez)

sevipte söyleyememek, kalbine atmak, derinlere gömmek… dilinin ucuna gelen sözcükleri, yüreğinden geçenleri sürekli ertelemek… acı ve hazin ötesi. tatmayın, merak da etmeyin bu duyguyu. yaralar, günlerinizi mahveder.. geride sadece tutuklu bir kalp, kırık birkaç sözcük, ve uzaklara dalarak hatırlayacağınız bir kaç anı bırakır sadece.. gerisi yalan.