Umutsuzluklar tüketti beni.
Hep bekledi “belki” lerim kapımda.
Bir umut aldım o “belki”leri içeri.
Fakat bir virüs gibi yedi içten içe beni.
Sadece bekletti, uzattılar işkenceyi.
Ama yılmadım, tekrar doğruldum; umutlandım giderek…
Ve artık, umutsuz vak’alara kapalı bu yürek!
Kaldırdım kilitleri, şimdi bana huzur gerek..
Her kimsen; umutlarım kararmadan gel kurtar beni bu ölümden…
ölmek güzellikleri paylaşmaktan daha mı güzel gel vazgeç bu ölmekten sen güzelsin güzelliklerin sende kalsın ölüpte gömme onları belki biri vardır taaa uzaklarda bülbülü bekleyen gül gibi…
kararmasın umutların…