~hayaLperest pacch~

“Bu Yalnızlığın Sadece Görünen Yüzü”

yok etmeli bu sebebi. ama nafile… Mart 9, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 3:53 pm

Çok mu kolay kanıyoruz? çok mu hızlı bağlanıyor kalbimiz acaba?
bunca acı çekmemizin sebebi yalnızca biraz “saf” bakmak mı olaya?… ardını, altında yatanı aramadan, hemen kanıp, yalnızca bir gram sevgiye bir okyanus bağışlayacak kadar saf bakmak.. öyle ki uğruna feda etmedik sevgi bırakmadığın, kandığın kişi başkalarını gördüğünde bir zamanlar koca bir okyanusun varken, bir anda yalnızca bir damla gözyaşı kalıveriyor avuçlarında… “sevdiğin”, “kandığın” kişi yapıyor bunları sana… akıl almıyor ama haklı da çıkmıyor yürek daima..

 

beni seviyor musun? Mart 9, 2007

Kategori: Derin Anlam — pacch @ 3:52 pm

Kadın adamı çok seviyordu…
Yemyeşil ovalarını verdi adama
Yaşam fışkıran.
Beni seviyor musun?
Evet, dedi adam…
Güneşini, ayını verdi kadın
Yıldızları taktı bir bir adamın omuzlarına…
Beni seviyor musun?
Tabi, dedi adam…
Kadın çağladı
Gürül gürül akan pınarını verdi adama.
Beni seviyor musun?
Elbette, dedi adam…
Kadın bağlandı
Yaşam ipini adama verdi.
Bir oldular tek oldular adamla.
Beni seviyor musun?
Biliyorsun, dedi adam…
Kadın dağlarını verdi adama
Tırmandılar doruklara.
Beni seviyor musun?
Aşağılara baktı adam zirveden.
Başkalarını gördü
Sustu adam…
Ağladı kadın…
Gözyaşını verdi adama
Almadı adam…
Kadın onurunu verdi adama
Şaşırdı adam…
Sordu yine usulca kadın
Beni mi seviyorsun?
Onu da seviyorum seni de, dedi adam…
Sustu kadın…
Verecek bir şeyi kalmadığında…
Senin yüreğine ihtiyacım var, dedi adam
Başkasını sevebilmek için…
Çıkarıp yüreğini verdi kadın.
Korktu adam…
Beni sevmiyor musun, dedi adam.
Sesi yoktu kadının söyleyemezdi.
Gözleri yoktu kadının ağlayamazdı.
Kalbi yoktu kadının sevemezdi.
Onuru yoktu kadının yaşayamazdı.

Nurdan ÜNSAL

 

bir kadın tanımak… Mart 9, 2007

Kategori: Derin Anlam — pacch @ 3:51 pm

Bir kadın tanımak…
Bütün gel-git’leri, kaprisleri, küçük şımarıklıkları,
Korkuları, şaşkınlıkları, hercailikleri,
Hayal kırıklıkları, aşkları, terk edilişleri,
Başarıları, başarısızlıkları, kurnazlıkları,
Saflıkları, çocuk ağızları, şirinlikleri,
Küçük yalanları, büyük itirafları,
Kocaman yürekleri ile kendi olmaya çalışan kadınları tanımak…
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama,
Bir kadını tanımakla varılır hayatın sırrına.
Bir kadını tanımaya soyunmak
Zor ama keyifli bir yolculuğa çıkmaktır.
Dört mevsimi bir yürekte buluşturur,
Bu yüzden de sürekli şaşırtırlar.
Sürprizlerin ardı arkası kesilmez.
Zordur anlamak onları.
Benzemek gerekir anlayabilmek için belki de!
Kendi zekasını hatırlatanları sever,
Sevgisini göstermekten ürkmeyenleri,
Sürprizlere hazırlıklı olanları bir de.
Muson yağmurları gibi yağarken,
Sahra’ da çöl fırtınası koparıp ardından güneş olup ısıtabilirler.
Dedim ya bir dünyadır kadınlar,
Yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen…
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama,
Bir kadını tanımakla anlaşılır, hayatın sırrına ancak aşkla varılacağına.
Sevgi arsızıdır kadın.
Verdiğinden daha fazlasını isteme bencilliğini gösterecek kadar sevgi arsızı…
Bu yanını doyurunca şımaracağından korkanlar,
Birlikte çoğalacaklarını bilmeyenlerdir.
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama,
Bir kadını tanımakla kanat çırpılır özgürlüğün bütün maviliklerine.
Kendine inananlara, aşka inananlara koşar.
Hem yaman bir aşk avcısı,
Hem de engebeli yollarda koşmaktan bitap aşk yorgunudur kadın.
Bir kadını sevmekle baslar her şey ama
Bir kadını tanımakla çıkılır keyifli serüvenlere.
Hayatla dalga geçmesini bilir kadın,
Tıpkı kendiyle dalga geçmesini bildiği gibi.
Ağız dolusu gülüşlere teslim olur.
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama
Bir kadını tanımakla tanık olunur tutkuların gücüne.
Göze alandır kadın; çekip gitmeyi, sahip olduklarından vazgeçmeyi,
Karşılık beklememeyi…
Mücadele eder, kızar, bağırır ama hep sever.
Dedim ya bir dünyadır kadınlar,
Yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen…
Yüreğini sevgiye açan
Ve sevmekten korkmayan bütün kadınlar gibi…
Şimdi bir düşünün,
“Kaç kadını” değil, “bir kadını” tanıyabildiniz mi bugüne değin? ? ?
Tanrı, kadınlara geçmişi ve geleceği,
Erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti,
Kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz,
Erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar.

Ahmet Altan