~hayaLperest pacch~

“Bu Yalnızlığın Sadece Görünen Yüzü”

bir kadın tanımak… Mart 9, 2007

Kategori: Derin Anlam — pacch @ 3:51 pm

Bir kadın tanımak…
Bütün gel-git’leri, kaprisleri, küçük şımarıklıkları,
Korkuları, şaşkınlıkları, hercailikleri,
Hayal kırıklıkları, aşkları, terk edilişleri,
Başarıları, başarısızlıkları, kurnazlıkları,
Saflıkları, çocuk ağızları, şirinlikleri,
Küçük yalanları, büyük itirafları,
Kocaman yürekleri ile kendi olmaya çalışan kadınları tanımak…
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama,
Bir kadını tanımakla varılır hayatın sırrına.
Bir kadını tanımaya soyunmak
Zor ama keyifli bir yolculuğa çıkmaktır.
Dört mevsimi bir yürekte buluşturur,
Bu yüzden de sürekli şaşırtırlar.
Sürprizlerin ardı arkası kesilmez.
Zordur anlamak onları.
Benzemek gerekir anlayabilmek için belki de!
Kendi zekasını hatırlatanları sever,
Sevgisini göstermekten ürkmeyenleri,
Sürprizlere hazırlıklı olanları bir de.
Muson yağmurları gibi yağarken,
Sahra’ da çöl fırtınası koparıp ardından güneş olup ısıtabilirler.
Dedim ya bir dünyadır kadınlar,
Yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen…
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama,
Bir kadını tanımakla anlaşılır, hayatın sırrına ancak aşkla varılacağına.
Sevgi arsızıdır kadın.
Verdiğinden daha fazlasını isteme bencilliğini gösterecek kadar sevgi arsızı…
Bu yanını doyurunca şımaracağından korkanlar,
Birlikte çoğalacaklarını bilmeyenlerdir.
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama,
Bir kadını tanımakla kanat çırpılır özgürlüğün bütün maviliklerine.
Kendine inananlara, aşka inananlara koşar.
Hem yaman bir aşk avcısı,
Hem de engebeli yollarda koşmaktan bitap aşk yorgunudur kadın.
Bir kadını sevmekle baslar her şey ama
Bir kadını tanımakla çıkılır keyifli serüvenlere.
Hayatla dalga geçmesini bilir kadın,
Tıpkı kendiyle dalga geçmesini bildiği gibi.
Ağız dolusu gülüşlere teslim olur.
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama
Bir kadını tanımakla tanık olunur tutkuların gücüne.
Göze alandır kadın; çekip gitmeyi, sahip olduklarından vazgeçmeyi,
Karşılık beklememeyi…
Mücadele eder, kızar, bağırır ama hep sever.
Dedim ya bir dünyadır kadınlar,
Yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen…
Yüreğini sevgiye açan
Ve sevmekten korkmayan bütün kadınlar gibi…
Şimdi bir düşünün,
“Kaç kadını” değil, “bir kadını” tanıyabildiniz mi bugüne değin? ? ?
Tanrı, kadınlara geçmişi ve geleceği,
Erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti,
Kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz,
Erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar.

Ahmet Altan

 

bir kadını ağlatmak… Mart 2, 2007

Kategori: Hayata Dair — pacch @ 11:29 pm
 

her kimsen, sana bu şiir… Mart 1, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 5:35 pm

Umutsuzluklar tüketti beni.

Hep bekledi “belki” lerim kapımda.

Bir umut aldım o “belki”leri içeri.

Fakat bir virüs gibi yedi içten içe beni.

Sadece bekletti, uzattılar işkenceyi.

Ama yılmadım,  tekrar doğruldum; umutlandım giderek…

Ve artık, umutsuz vak’alara kapalı bu yürek!

Kaldırdım kilitleri, şimdi bana huzur gerek..

Her kimsen;  umutlarım kararmadan gel kurtar beni bu ölümden…

 

yalnızca bir kez… Mart 1, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 12:30 am

Bir kez aşık olacaksın şu hayatta,
Kalp bir kez bağlanacak birine bu denli.
Ama karşılıklı olacak sevda.
Boş kalmayacak gönlünün narin elleri…
Akmayacak gözünden acı için tek bir damla
Hakedene vereceksin yüreğindeki en güzel çiçekleri
Duymayacaksın hiçbir söz onun söylediklerinden başka
Nağme gibi gelecek sevdiğinin tüm sözleri..
Bir kez aşık olacaksın şu hayatta.
Ama kıymetini bilene vereceksin bu kutsal hislerini..

 

bir delinin düşleri… Mart 1, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 12:29 am

Benimde düşlerim vardı.

Gerçekleştirecektim hepsini teker teker.

Dünü hoş bir kahkahayla anacaktım

Bugünü mutlu yaşarken;

Yarının umutla hayalini kurarak…

Hep bir tebessümle anılacaktı ismim.

Beni düşününce, gülücükler gelecekti akıllara.

Ve yüze yansıyacaktı bu gülücükler.

Mutluluk kaynağı olacaktım insanlara.

Hiç kimse üzülmeyecekti benim için.

Teselli edilecek bir durumda olmayacaktım hiç.

Dert nedir bilmeyecektim ki…

Hiç “asla”  sözcüğü koymayacaktım hayallerimin başına.

İmkansızları almayacaktım kapıdan içeri.

Umutlarım “-suz” takısı almayacaktı sonuna.

Hayallerim gerçek olmak için kurulacaktı.

Ve gerçekleşecekti daha dumanı üstündeyken her biri.

Ertelenmeyecekti hiçbir işim.

Hiçbir aksilik çıkmayacaktı önüme.

Hep cesur olacaktım, hep güçlü…

Zorlukları yıkacaktım birer birer.

Tüm ayrıntıları umutla, huzurla işlenecekti hayatımın.

Hep mutluluk kokacaktı en küçük noktası bile.

Doğarken ağlamıştım ya, o ilk ve son olacaktı.

Ardı arkası kesilmeyecekti daha sonra gülüşlerimin.

Hiçbir zaman hüzün nedir, hasret nedir, keder nedir bilmeyecektim.

Karamsar olmayacaktım hiç.

Ağlarsam bu mutluluktan olacaktı.

Başka hiçbir nedenden akmayacaktı gözümdeki yaşlar.

Aksa bile her defasında bulacaktım;

Yaslanıp hıçkıracağım bir omuz,

Ve söz dinlemeyen yaşları silen şefkatli bir el.

Karşılıksız olmayacaktı hiçbir sevdam.

Destansı bir aşk öyküsü yaşayacaktım mutlu sonla biten.

İç geçirilerek, imrenerek anılacaktı benim bu öyküm.

Hiç tatmayacaktım acıyı.

Ya da yeryüzünde görmeyecektim hiç acı bir tablo.

Hep neşeli bir şarkıda bulacaktım kendimi.

Sabah neşeyle kalkıp,

Gerçekleşecek hayallerle ve mutlulukla kapatacaktım gece gözlerimi.

Hiçbir zaman bir kabusla uyanmayacaktım.

Ya da kabus gibi günler yaşamayacaktım.

Hiç dökülmeyecekti başımdan aşağı kaynar sular.

Hiç yıkılmayacaktı hayallerim,

Hep cebimde birkaç umut bulunduracaktım zor anlar için.

Ve en zor anımda elimi atıp, bir ilaç gibi sarılacaktım onlara.

Her yeni gün, yeni, hoş bir anı olacaktı benim için.

Acaba bugün, hangi hayalim gerçekleşecek diye düşünecektim yalnızca.

Boğulmayacaktım hiçbir kedere.

Ve boğmayacaktım geceleri yıldızlarla hiçbir ümidimi .

Ama doğru ya…

Bütün bunlar bir delinin akıllıca sözleri ya da bir akıllının delice düşleri…

(her hakkı yüreğimde saklıdır)