~hayaLperest pacch~

“Bu Yalnızlığın Sadece Görünen Yüzü”

soğuk sensizlik Mart 19, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 9:53 pm

Dolunaya karşı bir türkü tuttur,
Ve bitir artık şu hayatı.
Yıldızları şahit yaz bu acı sona,
Ama hüzün olmasın bu senaryonun sonunda.
Yalnızca ben olayım bu sahnenin kahramanı.
Bilme sen, duyma öykümü, sana olan sevdamı.
Çünkü yüreğim dayanmaz, sakın sen çekme acı.
Gözyaşlarını sıkı tut, iyi sakla,
Ancak mutlu olunca sal onları.
Ulşamak istemiştim sadece sana,
Anlamadın, anlatamadım hüznümü…
Senin tebessümünle yetindim,
Her defasında baktığım yerde gördüm yüzünü.
En mavi denizlerde aradım seni,
Anlatmaya çalıştım herkese senin derinliğini.
En yeşil ovalara baktım;
Bir kez daha görebileyim diye gözlerini..
En soğuk günde buhar olan nefesime benzettim;
Çıkarmaya çalıştım içimden seni.
En ıssız koylara bıraktım hayalini,
Ama yine gelip buldu beni..
Bir acı kahvede bulmaya çalıştım,
Bana yaşattığın benzersiz çaresizliği..
En efkarlı hatıralarıma gömmeye çalıştım seni.
Ama nafile, olmuyordu işte;
Ne anlatabildim, ne de atabildim içimden,
Bana şiir bile yazdıran bu soğuk sensizliği..

 

susuyorum ve bekliyorum… Mart 19, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 9:51 pm

“Belki”ler.. Umutsuz bekleyişler…
Kimin canını yaktım, kimin ah’ını aldım bu denli?
Neden bu kadar acı çekiyorum her defasında?
İçimden ne ırmaklar geçiyor ama susuyorum..
Susuyorum ve bekliyorum.
Bir banka oturmuş, yalnızlığımla sessizce dertleşiyorum.
İçimden geçen herşeyi yalnızca ona anlatabiliyorum.
Tüm sırlarımı ona döküyor,
üç-beş damla gözyaşını avuçlarına koyup oradan uzaklaşıyorum.
Beni takip ettiğini bilsem de ondan uzaklaşmaya çalışıyorum.
Bir gün umutlu olabilmeyi bekliyorum.
Gülümsemeyi, o gün gülümsemesem bile gülümsetecek bir melek bekliyorum..
Bekliyorum ve susuyorum.
Beni bulmasını umutsuzca bekliyorum.
Bazen göz yaşlarım isyan ediyor, terk ediyorlar gözlerimi.
Ama aldırmıyorum.
Yine de bekliyorum.
Gelmeyeceğini bile bile yapıyorum bunu.
Belkilerimden sıyrılmaya çalışıyorum.
Her sıyrılmaya çalıştığımda, uçurumdan düşüp tekrar tırmanıyorum sarp kayaları.
Parçalanan ellerime, kalbime bakmıyorum.
Düşünmüyorum hiçbir yaramı.
Hissetmemeye çalışıyorum acılarımı; kanayan derin yaralarımı.
Hem hızla kan kaybediyorum, hem de susuyor ve bekliyorum…

Bir gün karşılık bulmayı bekliyorum.
Saygıma, sevgime, hislerime, kendime yaptığım iyiliklere bile…
Hayatımı adamayı
Ve istediğim o kişinin hayatının bana adanmasını bekliyorum.
Çok uzun olsa da bu bekleyiş,
hatta gerçekleşmeyeceğini biliyor olsam da çaresiz bekliyorum.
Taklit ediyorum, diğer bekleyip kavuşamadan toprağın olanları..
Sonum onlara benzemesin istiyorum.
Ama el mahkum, yıkılsam da doğrulup bekliyorum.
Defalarca sarsılıyorum, yalpalıyorum.
Rüyalarımın gerçekle olan mesafesini düşünüyorum.
Ama bu mesafe ürkütüyor.
Vazgeçiyorum..
Artık fazla bir şey değil; sadece “yıkılmamayı” diliyorum.
Artık doğrulurken yorulduğumu ve yıprandığımı hissediyorum.
Belki de yıkıldıktan sonra yanlış doğruluyorum.
Yanlış yöne doğru açıyorum gözlerimi.
Ama nafile, kalbime söz geçiremiyorum.
Artık akan yaşların hesabını bile tutmuyorum…
Yalnızca koca bir bekleyiş benimkisi.
Sadece bir “bekleyiş” ten ibaret olduğunu bilsem de bekliyorum…

Bazen “boşver” diyorum.
Savuruyorum tüm dertleri.
Ama geri gelip buluyor beni yine bumerang misali.
Olmuyor, boşveremiyorum..

Umutsuzluğu yeryüzünden silmek istiyorum.
Ben üzülmeyeyim, kimse üzülmesin, ulaşılmazlara ulaşılsın istiyorum.
Uzattığında elimi bir sevinç yakalamak istiyorum.
Aklım ve yüreğim aynı kararda buluşsunlar istiyorum.
Aklımdaki soru işaretlerinden gemiler yapmak
Ve en derin okyanuslara salıp benden uzaklaştıklarını görmek istiyorum.
Hiçbiri özlemeyeceğim, biliyorum…

Kalbime söz geçirmeyi diliyorum..
Dur dediğimde dursun, bitirsin bu yaşamı istiyorum.
Yalnızlığımı hüznümle boğup yok etmek,
Sonra da hüznümü ortadan kaldırmak istiyorum.
Gözümü açtığımda her şey bambaşka olsun,
dertlerimi yazdığım duvar beyaza boyanmış olsun istiyorum.

Çok şey mi istiyorum?
Aslında evet.. imkansızı diliyorum…

(her hakkı yüreğimde sakılıdır)

 

yok etmeli bu sebebi. ama nafile… Mart 9, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 3:53 pm

Çok mu kolay kanıyoruz? çok mu hızlı bağlanıyor kalbimiz acaba?
bunca acı çekmemizin sebebi yalnızca biraz “saf” bakmak mı olaya?… ardını, altında yatanı aramadan, hemen kanıp, yalnızca bir gram sevgiye bir okyanus bağışlayacak kadar saf bakmak.. öyle ki uğruna feda etmedik sevgi bırakmadığın, kandığın kişi başkalarını gördüğünde bir zamanlar koca bir okyanusun varken, bir anda yalnızca bir damla gözyaşı kalıveriyor avuçlarında… “sevdiğin”, “kandığın” kişi yapıyor bunları sana… akıl almıyor ama haklı da çıkmıyor yürek daima..

 

her kimsen, sana bu şiir… Mart 1, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 5:35 pm

Umutsuzluklar tüketti beni.

Hep bekledi “belki” lerim kapımda.

Bir umut aldım o “belki”leri içeri.

Fakat bir virüs gibi yedi içten içe beni.

Sadece bekletti, uzattılar işkenceyi.

Ama yılmadım,  tekrar doğruldum; umutlandım giderek…

Ve artık, umutsuz vak’alara kapalı bu yürek!

Kaldırdım kilitleri, şimdi bana huzur gerek..

Her kimsen;  umutlarım kararmadan gel kurtar beni bu ölümden…

 

yalnızca bir kez… Mart 1, 2007

Kategori: Gizli Bahçem — pacch @ 12:30 am

Bir kez aşık olacaksın şu hayatta,
Kalp bir kez bağlanacak birine bu denli.
Ama karşılıklı olacak sevda.
Boş kalmayacak gönlünün narin elleri…
Akmayacak gözünden acı için tek bir damla
Hakedene vereceksin yüreğindeki en güzel çiçekleri
Duymayacaksın hiçbir söz onun söylediklerinden başka
Nağme gibi gelecek sevdiğinin tüm sözleri..
Bir kez aşık olacaksın şu hayatta.
Ama kıymetini bilene vereceksin bu kutsal hislerini..