~hayaLperest pacch~

“Bu Yalnızlığın Sadece Görünen Yüzü”

hiçbir şey için geç olmadan… Şubat 28, 2007

Kategori: Hayata Dair — pacch @ 7:48 pm

kırlangıcın biri bir adama aşık olmuş. gitmiş tıklatmış penceresini…
anlatmış derdini “n’olur beni de içeri al, beraber yaşar gideriz demiş…
adam ilkten şaşırmış, sonra “nasıl olur, seninle nasıl yaşarız bu hayatta” demiş ve gitmesini söylemiş küçük kırlangıca..
fakat kırlangıç ısrar etmiş, sevdasından vazgeçmeye niyetli değilmiş tekrar söylemiş isteğini adama,
adam bu sefer daha sert konuşmuş, kovmuş kırlangıcı ağır laflarla…
kırlangıç düşünmüş, yaşayamazmış oralarda…
diğer türleri gibi göç etmeye karar vermiş uzak diyarlara…
gitmiş evlenmiş oralarda…
adam düşünmüş, pişman olmuş yaptıklarına,
o da sevebilirmiş küçük kırlangıcı aslında…
beklemiş kırlangıcın dönmesini, aylar ayları kovalamış,
kış geçmiş tüm kırlangıç türleri dönmüş yuvalarına…
ama o kırlangıç yokmuş aralarında…
adamın unuttuğu birşey varmış,
kırlangıçların ömrü; altı aymış…

 

benim de ellerim yorgun.. Şubat 28, 2007

Kategori: Hayata Dair — pacch @ 7:47 pm

Meşhur piyanist Arthur Rubisnstein konserlerin birinde küçük bir kızın hatıra defterini imzalamakta tereddüt ediyormuş. Ellerinin çok yorulmuş olduğunu ileri sürerek küçük kızı başından savmaya çalışmış. Kız tereddüt etmeden şöyle demiş; “Ellerinizin ne kadar yorgun olduğunu biliyorum ama inanın benim ellerim de sizinkiler kadar yorgun.” Arthur Rubisnstein anlayamamış ve nedenini sormuş küçük kıza: “Alkışlamaktan.” demiş küçük kız.

Karşınızdaki size değer veriyorsa eğer, siz de ona değer vermekten hiç korkmayın. Ama onun için değeriniz yoksa, ya da onun değer listesindeki yeriniz listenin sonlarına doğruysa KORKUN ONA DEĞER VERİRKEN…

“Dünya bir ayna gibidir. Siz onu gülümseyerek karşılarsanız o da size gülümser.”

 

belki de isteklerimiz aynıdır… Şubat 28, 2007

Kategori: Hayata Dair — pacch @ 7:37 pm

Yolda karnı acıkmış dört kişiyi gören zengin biri “Bu parayla bir şeyler alıp karnınızı doyurun” dedi. Adamlardan biri Acem’di:

“Bu parayla engür alalım” dedi. Arap olan itiraz etti:

“Ben ineb isterim.” Üçüncüsü bir Rum’du:

“Bana sorarsanız istafil alalım derdim” Türk olan dördüncüsü karşılık verdi:

“Vallahi ben ne ineb isterim, ne istafil ne de engür. Ben canım üzüm çekiyor.”

Derken önce seslerini yükselttiler, sonra bağırmaya başladılar, nihayet kavga başladı. O mu alınacak bu mu derken kıyasıya vuruşmaya başladılar.

Nihayet akıllı bir adam kavgayı görüp geldi, onları bir manavın önüne getirdi. Dördüne birden üzüm gösterdi.

“Dördünüz de bunu istiyorsunuz değil mi?” Hepsi de başlarını sallayıp “Evet” dediler. Böylece kavga sona ermiş oldu.

(Mevlana)

 

Hayat… Nedir? Şubat 28, 2007

Kategori: Hayata Dair — pacch @ 7:31 pm

pacch

Hayat çetele tutmak değildir…

Seni kaç kişinin aradığı da değildir.Hangi sporu yaptığın veya kimlerin seni sevdiği de değildir. Hayat; ayakkabıların, saçın, derinin rengi, nerede yaşadığın veya hangi okula gittiğin de değildir. Hayat; çok arkadaş sahibi olmak ya da yalnız olmak, kabul görmek ya da görmemek de değildir. Aslında hayat, notlar, para, giysiler, girmeyi başardığın ya da başaramadığın okullar da değildir.

Hayat bunlar değildir…

Hayat; senin kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir. Kendin için neler hissettiğindir. Güven, mutluluk ve şefkattir. Ailen ve arkadaşlarına destek olmak ve nefretin yerine sevgiyi koyabilmektir. Hayat; kıskançlığını yenmek, önemsemeyi öğrenmek ve güven geliştirmektir. Neler söylediğin ve ne demek istediğindir. İnsanların sahip olduklarını değil, kendilerini olduğu gibi görmektir. Hayat arkanda kırık kalp bırakmadan yolunda ilerleyebilmektir. Her şeyden önemlisi, hayatını, başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmektir.

İşte hayat, bu seçimlerden ibarettir…